Seyhan ÖZDAMAR


Küçük küçücük bir iğne dediği

Gözbebeklerime dokunabiliyorsun Lou

Bazen durduğum yerden gözbebeklerime

Parmak uçlarımla yaklaştırdığım uzak

Bana tuzak

Düşlerimle gerçeklerin arasındaki

Kapanı gösterdi

 

Ben ne olduğumu unutuyorum bazen

Ben her şeyi rüzgarından ayrı

Bir uçucu olarak görüyorum

İnsan mı

İnsan uçucu elbiseleri r

giyebilen bir melek

Ama uzak

Burada çok tuzak Lou

 

Küçük bir karınca vardı

Bu herkesli odada

Beni bağlarımla kabul eden bir delik

Karanlık küçücük bir delilik

Sonunda cismimi bu deliliğe yığdım Lou

Sen de dokundun

Gördüğünde karanlık iğne deliği

Karıncalanan bir iğne deliği

Sonsuz mesafelere sonsuz elbiseler dikeceğim

Küçücük bir iğne dediği

Saatsizdir ve dedikçe elbise elbise üstüme

 

Enn hızlı giyinen gözbebeğim

Enn karanlığa ışık hızım benim

Ben karanlığa çok çalıştım Lou

Ben nasıl da çalıştım

Dediğine sonsuzluğun

Hem varım hem yokum

Sonsuz düşün

 

Bu boyutlar arası geçiş tanrıyı ele veriyor Lou

Hem var hem yok

Hem varsın hem yoksun

Benim için bir yer daha değer hızlı

Hem varlaşan hem yoklaşan

Bunu henüz çözemedim

Schrödinger’in Kedisi’nin nankör olduğunu düşûndüm

Bunun kediyle alakası yok Lou

Bunun insanla alakası

Nankörlüğü kendi üzerinden tanımlamasıdır

 

Bir geçiş sırasında tûm ırkların masum olduğunu da öğrendim

Tanrının en büyük yanılsaması

Cennetin meyvesini yerçekimiyle kurtlaştırmasıymış

Ben yaklaştım

Hadi şimdi de bu açıktan dokun bana Louvre