Zerrin Saral

RAŞOMON’UN KASVETİ

Bir kent grileşiyor, renkler uçuşmuş çıplak ağaç dalları arasından, çıplak ağaç dalları arasından; burkulmuş bileğini saklayan, saklar gibi seğirtip, yiten inanca. Sarısı yok, sesi yok, serzenişi yok, dişi yok, algısı yok, dokusu yok, yurdu yok.

Yanağındaki gamze arası pembeliği satıcı çocuğun, yoklardan sargılı: Nişijin ipekli şalına uzanmış, istemiş uzanmış, gölge kadının omuzları. Aslında kadının omuzları yok, gölgesi yok, çocuğun geçtiği bahçe yok, gökyüzü de.

Yoklar, bir inanca el vermeye hazırken incinmiş ayak bileği yalandan gülümsüyor, iyiyimli; kaçırdığı bakıştan süzülen koyu renkli kalemle haritada işaretli Raşomon’un kasvetine; büyüsüz, tebessümüz ve sabit ve eksik.