Barış Yıldırım


Barış Yıldırım

Üzünç Kuşu

-canım kızım Eflâ’ya

Kalbimin üzerinde
bir özlem kuşu
hayat bize hasret
biz ölüme komşu

kalk dolaşalım suların geçtiği yerleri
bir elimizde ışık kalbimizde kapkara bir ağrı

seviyorum seni, köprüler geçerken
olduğum ve olmadığım arasında
beni yarım olmaktan kurtaran
ve beni hep yetim bırakan

inleye inleye uyuyorum geceleri
peşimde ejderhalar rüyalar
senin göğsünde açan gül
odamı dolduran rayiha

ben ölü bir adamın hayatını üzerinden çıkarmaya çalışan
çaylak bir terzinin hünersizliğiyim
elime iğneler batıyor ve sigaramı yakarken yakıyorum derimi
yirmi yaşımdan beri intihar çalışıyorum köksüz
ve sana tutunuyorum şimdi acaba ağırlık ediyor muyum diyerek
seni bırakmıyorum seni tutuyorum mütereddit
salt senden öğrendiğim için sevmeyi ben de seni seviyorum
dedim ya, köprülerden geçerek
üzerime bir ırmak örtüyorum güneş daha doğmadı ay hâlâ müşterek
derin bir nefes alıyorum yani derin bir ağaç söküyorum evrenin ciğerlerinden
ne zaman ki som bir ağırlık olur beni sevmen, bana söyle
bırakayım kendimi boşluğa senin ayak bileklerinden
beni unut, beni yurt, beni sakla
tırnağın taşa değmesin, yeter bana!