Emel Koşar


VİCDAN YÜKÜ

Leyla Erbil’e

sabahı buldu geceler
kırdık yıldızların inadını
korkunun hafızasını
bu destansı kader sana yük
kimin rüzgârı var arkanda?
sesin kapılarını açan anahtar benim
duruyor demirlediğin yerde çapan
ormanın bize layık gördüğü ışık
ölümle yüzleşmenin bedeli
öfkem büyük
kaç çile tutar bu kırgın zaman?
tuzun ruhu bizimle
uykuda kaldı dertler
bu kaçıncı şafak?
köpürdüm acıyla, serinledim ateşle
gölgeleme geçmişimi İstanbul
çayır melikesi, keder tufanıyım
sana nerden gönül verdim?

 

kayısı aydınlığıyla, dut karanlığıyla

utanç bulutunda yuvarlanan renk
lavın kalbime yayılışı hayal
ağlayan su, yalvaran alev, kabaran dere
kulak verin bana
savruldum dört bir yana
duruldum gecede erguvanlarla
kırıldım aşka düşen kelimelerle
sevdaya çağrılı bu yürek
kırmızıyı karanfille ölçen bir yaprağım

turnalara ateş saçan narım
keşke sevmez olaydım
alışamadım kuraklığa