Mete Özel


 

Beşinci Dağlı Şiir

 

dağ

ruhum

gayrı özgürüm

artık ne kadar da doğal

arzuları arzulamam ne kadar da

doğal yine bir dağ olarak çağrılmam

 

sofu keşişlerin yakıp yıktığı kocamış çınarların

fıstık çamlarının

ve başka ağaçların kovuklarından

yoksun kalmış

çobanları çıldırtan bu ayakları yere değmez

orman perilerinin ışıktan bedenlerinin

sığınağı olduğunda mağaralarım

ben de o ancak gönül diliyle çözülebilen

altın saçlar için yankılarım arzumu kendimce

– …

onlar birer kırlangıç olup

kavuşturduklarında ruhumu param parça

rüzgârlı göklerime

ve eteklerime yuvalandıklarında

korkusuzca

– …

ben de duyarım

özgürlüğümün

şen çığlıklarını

– …

– …

 

 

On Birinci Dağlı Şiir

 

dağ

seni kim

kandırabilir

sen ki susmuş

bir olmuşsun gökle

bulutlar kayırırsın karlı başına

 

ay ışığında dudaklarından yükselen buğuyla

coşar yolcuların eşkıyaların

sanırlar ki

kelâmın işitilir

anlaşılır sırrın

– …

sus dağ

sus

çektiğin acı az mıdır

gülün diken dikenin güldür

öldür o bülbülü

haindir

– …

sus dağ

eşkıyan yolcu yolcun eşkıyadır

bilirsin kim eker eteklerini kim talan eder

kim ki duyar mağaralarında yankıladığın acını

çeşni eder türkünü ihanetine

o gölgesiz ayaklarıyla ezer çiçeklerini

çalar balını oğulun

düşünü basar

baharı göremezsin bir daha

sus

dağ

– …

– …