Gabriela Mistral


Dört Şiir

 

 

SANATÇI İÇİN ON EMİR

1) Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesi olan güzelliği seveceksin.

2) Tanrısız sanat olmaz. Yaratan’ı sevmesen bile, O’nun yarattığı gibi yaratmakla doğrulamış oluyorsun O’nu.

3) Güzelliği duyular için bir tuzak yemi olarak üretmeyeceksin, ama ruhun doğal gıdası olarak üreteceksin.

4) Güzelliği, şehvet ya da kendini beğenmişlik için bir bahane olarak kullanmayacaksın. Güzellik tanrısal bir alıştırmadır.

5) Ya pazarlarda satılığa çıkarmayacaksın yapıtını ya da aramayacaksın güzelliği. Güzellik bakiredir ve pazardaki haspalara benzemez.

6) Yüreğinden yükselecek güzellik şarkısıyla arınan ilk kişi sen olacaksın.

7) Senin güzelliğinin adı aynı zamanda şefkat ve insan yüreklerine avuntu olacak.

8) Çocuğunu doğurur gibi doğuracaksın yapıtını ve besleyeceksin yapıtını yüreğinin kanıyla.

9) Güzellik senin için mışıl mışıl uyutan afyon olmayacak, ama seni eyleme geçiren soylu bir şarap olacak. Kadın ya da erkek olmayı bıraktın mıydı, sanatçı sayılmazsın artık.

10) Her yapıttan sonra utanç duymalısın. Çünkü senin düşlerinin ilkelerine göre yaşamıyor yapıtın.

 

 

YALNIZ DEĞİLİM BEN

Çıplak yatıyor gece
dağla deniz arasında.
Ama beşik sallayan ben
yalnız değilim!

Çıplak uzanıyor gök
ve düşüyor ay denize.
Ama seni bağrına basan ben
yalnız değilim!

Çıplak yatıyor dünya
ve ten hüzünlü.
Ama seni sarmalayan ben
yalnız değilim!

 

 

UTANÇ

Bana baktığında çiy altındaki çimen kadar güzelleşiyorum
Uzun otlar anımsamıyor benim gururlu
çehremi, yürüdüğümde ırmak boyunca.

Utanıyorum kederli ağzımdan ötürü,
paslı sesimden, kaba dizlerimden ötürü.
Gelip bana baktığında
öyle yoksul ve çıplak hissettim ki kendimi.

Yolda hiç bir taş bulmadın
şafağın ışığındayken daha da çıplak olan
bu kadına baktın
ve duydun şarkısını.

Ova yolunda susuyorum ki
kimse anlamasın mutlu olduğumu
Geniş alnımın ışığından
ya da titreyen elimin deviniminden.

Gece ve düşüyor çiy ota.
Bak bana uzun uzun ve konuş tatlı sözlerle.
Öptüğün kadın güzellikle ışıyacak yarın
yürürken ırmak boyunca!

 

 

TINGIR MINGIR

Sonsuzca sallıyor deniz
binlerce dalgayı.
Dinliyorum denizlerin sevdasını
ve sallıyorum bebeğimin beşiğini.

Geceleyin avarelik eden mısır
sallanıyor rüzgârda tıngır mıngır.
Rüzgârların sevdasını dinliyorum
ve sallıyorum bebeğimin beşiğini.

Tanrı Baba sallıyor usulca beşiğini
binlerce gezegenin.
Karanlıkta hissediyorum O’nun elini
ve sallıyorum beşiğini bebeğimin.

 

 

Türkçeleştiren: İsmail Haydar Aksoy