Gönül Tokayeva


ÇAY VE ADAM

 

dudağında dolgun bir şiir taşıyan adam

tabağı türkülü çayına uzandı

ayağı topal sandalyesinden

 

sabahın demini çekti

anne kilimi serili içresine

bulut baskını gözleriyle

uzun uzun kaldı bir süre

 

ah hüznünden başka

kuş yoktu gökyüzünde

 

balkonla cilveleşen dut ağacı

akşamdan kalma masasına

dane dane salıverince kendini

güz yokuşu gülümsemesiyle

ayaklandı ekmek teknesine

 

yüreği keder bahçeli bu adam

akşama kürek çeken günün

can verme saatlerine kadar

sabrın oluklarından geçerek

dört nala nasip koşturup

çaysamış ömründen

bir yudum daha çekecekti

on iki ayar saf uykusuna

dalmadan az önce