Fatoş Asya Akbay


Çocuklar babasında

 

dışarıda ya da içeride olmanın fark etmediği bi gün

eve kapattım kendimi Filiz’le dışarı çıkmadım

kürk mantolu madonna ve ben yatakta bir de atıştırmalıklar

böyle böyle akşam oldu kapı çaldı ANNEM

mutfaktayız ikimiz karşı karşıya

mevzu benim gitmelerim koparmaya çalıştığım ipim

çok kötü bağırıyorum

boğazımı sıkan ipi ancak gevşetebiliyorum

içimde biriken tabakları fırlattım

ellerimi kanatmadan topladım

geçti evin altını üstüne getiren öfkem

ama dediğin dert oldu içime

eteğinin dibine sokulmaya beni sinmeğe mecbur eden

annem

eskileri konuşacak kimsem yok

rüzgârda taşlarla arama mesafe koysamda

aynı çiziklerden sızan kan üstüme başıma bulaştı

 

 

ölümü hak etmek için

küçük  zavallı bir şey kendiliğinden ateşe sıçradı

 

bana karşıydın annem

çizdiğim resim

gözlerindeki sözler kadar hünerli olmadı

 

yaşadığım karanlık beni bırakmıştı

bizi değilse bile rüyâyı kurtarmıştım.