Cemal Söyleyen


Er kusmuğu

elden iş bırakarak aşk işine giren benim

dalgıç olup o denizden cevher çıkaran benim

tarifsizi tarif ettim yolsuza yol gösterdim

aşk ilinin haberini dile getiren benim

 

erin marifetidir marifet ya sen ne sandın

marifet hakikatin tarifi surete kandın

dost acı söylerken tatlı dillere mi aldandın

er kusmuğu böyledir zehri yutup kusan benim

 

divanelerin sözleri hep o divandan gelir

eri ancak marifeti olan er bilebilir

ezelde kulak burulur bu şarap içirilir

söyleyene bakma aç gözünü söyleten benim

 

gör işte bu söz senin de mideni bulandırdı

taklidi yok bu malın cümle halkı usandırdı

aşk elçisi yine geldi ve nefret uyandırdı

anla bak körlerin gözüne perde olan benim

 

erden haberi olmayan kişi beni ne bilsin

bu söz ona kaya yankısı gibi muğlak gelsin

mal cemal hiç ilacın yok sen de bir garip kelsin

sen değilsin rezillik davulunu çalan benim

 

arada aşk ile ben ona bir bahane oldum

viranedeki hazine bendim yine ben oldum

o benimdir ben onunla ayrılmadan ben oldum

eri hakk bilip er sözüyle dolup taşan benim

 

mal geldi cemal geldi mal yine dükkana geldi

bu gömleği o giyinip dost yine kendi geldi

kendinden kendine o kendini seyrana geldi

pasımı kendi sildi ona ayna olan benim

 

ya hu mal cemal sen de hakkın tecelligahısın

yüzün onun yüzüdür aşıklar kıblegahısın

hakk nefesiyle sur oldun yetimlerin ahısın

dilinde senin semme vechullah şakıyan benim

 

Cemal SÖYLEYEN