Ozan R. Kartal


kırık portakal makamı

 

pazartesi

kırık portakal makamından şarkılar duyuyorum

mezarlığın ortasında bir yerlerdeyim saat beş

midemde az önce kustuğum annemin

izleri var

 

hüseyin hala

 

su bekliyor ya rabb

 

salı

dev bir kan kütlesinin içinden geldim

kırık portakal makamını çizebiliyorum ellerimle artık

bazen medine dağlarında

 

bazen katalan damlarındayım hasan hala yok

sadece imdadı duyulan sen değilsin annecim

burası mezarlık

 

dua ediyorum ya rabb

 

kabul et ya da etme

 

çarşamba

yıkadığım gömlekleri artık

 

sergilemiyorum balkonda

 

çünkü cümbüşlerde çalınmaz kırık portakal makamı

mezarlıkta valse durulmaz

 

değil mi hasan? değil mi hüseyin?

 

dans senin işin değil mi hüsameddin?

çarşambaları sana kendimi daha yakın hissediyorum

ya sahil rabbi

 

ve, ya rabb

 

perşembe

su gibi geldim bu dünyaya

 

öbürüne su gibi gideceğim

 

su gibi şeffaf su gibi sırılsıklam

 

su gibi kırık portakal makamlarına eksiksizce uyan

ama bu demek değil ki değmedi bana ateş

 

işte böyle böyle yaklaşıyorum hüseyine

azot neden anasır-ı erbaadan biri değil ya rabb?

gökyüzü arza

 

hala bu kadar yakınken

 

cuma

hüseyin kırık portakal makamında sigara yakardı belki

mezarlıktan geçilmezdi onun toprakları

 

çiçekleri sulanıyordu ama ya rabb

bu ne tezat?

 

mezarlıkta nabız duyuyorum

topraklar hala nefes kokuyor

bu ne tezat?

 

cumartesi

şarap bütün midede izi kalan annelerin

şerefine içilmiş gibi bir meşrubat

yugoslav dağları ve sovyet damları da hala

hüseyinin imdat mektubuna cevap yazmamış

dans edelim ya rabb

 

seni böyle ansaydık ne olurdu ki?

madem omurgama bu iltihapı yerleştirdin

kırık portakal makamını yaratman neden

ha?

 

pazar

şimdi sevgilim de beni bir mezarlıkta bekliyor

cümbüşle çalamıyorum o ezgileri

annem biliyor

 

gömleklerim kapalı alanlarda kurumuyor

üfle artık ya rabb

 

sırılsıklam dans etmek müjdelenmiş kullara

ve yugoslavlara

 

bir hediye gibi şimdi

 

boş durma yâ kırık portakal makamı

hüseyine bir bardak su ver