M. Utku Yeşilöz


Kırpıyorum Dağlara Uzayan Saçlarımı

Sana ötüyor evkırlangıçları ve riparialar
dolanıyor yaşam öldürücü güzelliğine bir ağıdın
güneş sızıyor gelincik tarlalarına
hava kapkaranlık, evren her zamanki ışıklı gürültüsünde
köprüleri yeşertmek diye su suya çarpıyor
ırmaksa köpürüyor yatağından.

Bekleyişi kaldırdığında bu fotoğraftan
kırpıyorum dağlara uzayan saçlarımı, yüzümü siliyorum manzaradaki yağmurdan.

Közden köze atlayan ateş nasıl da buruşuk,
narları sıyırıp geçen kırlangıçların rahatlığıyla gülümsüyorum
belki birimiz çıkıp gitse de şu anın içinden
duygu kaynıyor güneşin alnında, buralara bahar gelmeden
bizim olan öylece duruyor bizde, duracak da daha.

Derdimiz yaşamak, olsun akşamüstleri, toprak ot taşısın
yani bahar diye uykuyu terk eden dallara ilişmeyenler
yani biz işte, şuncacık kalarak birbirine yetenler
ağız ağıza saklayacağız anıları
elmas fışkırırken kömürden ve rüzgâr koşarken kırmızıyı
kırlangıçlar yitene kadar dişliyor olacak fotoğraftaki manzarayı.