Engin Turgut


NAR SEVİNCİ

Ben gurbete yolcu bir adres olsaydım

Annelerin yağmurlu kalbine taşınırdım.

Ben mavi sesli bir sokak olsaydım

Denizlere çıkan martılara karışırdım.

Ben ince ruhlu bir yaz bahçesi olsaydım

Küçük kuşların renkleriyle yarışırdım.

Ben düş dolusu uzun bir tren olsaydım

Çocukluğumun vagonuna saklanırdım.

Ben gönlü ahşap bir vapur olsaydım

Fiyakalı kelimeler limanına uğrardım.

Ben hayalleri içli bir mevsim olsaydım

Küs yüzlü bir hatıranın ruhuna akardım.

Ben kardeşliğin ılık bir bahçesi olsaydım

Her ağaçta haziran çiçekleri açardım.

Ben dem olmuş bir nefes olsaydım 

Kibir susar, göğün katlarına çıkardım.

Ben hiç yazı tenha bir mektup olsaydım

Pul olmuş yalnızların zarfına sığmazdım.

Ben incire komşu bir dize olsaydım

Kumral kedilerin gözlerinde susardım.

Ben heves kokan bir şiirin evi olsaydım

Muhabbet odasında aşka bağdaş kurardım.

Ben ödünç bir rüyanın aklı olsaydım

Kül dervişin gül hırkasında sabahlardım.