Nilüfer Altunkaya 


ölü kuşlar ve mutfakta şiir yazan kadın

her şey olması gerektiği gibi

sözün kuytusuna açılan kapı

uzun kışları anımsarken evin içi

yerini değiştirdiğim tereddütten

vardım alnındaki keşkeye

kanatlarım çamura bulanmaktan yorgun

 

uğursuz selam gibi başladı gün

mutfakta haylaz çocukluğumla didişirken

elimi yaktım ve hatırlamaya çalıştım

babamın bana son kez çarpan sesini

küfsüz yanlarını bayat ekmeklerin attım kuşlara

kötülük ispatlanır belki iyilik ölçülebilir

 

kâğıt  kesiği oldun tenimde dilimde inkâr

gecenin sırtına yaslanıp bağdaş kurdum melankoliye

kibrim dikensi avuçlarım ilkel

inatçı kusurlarımla sürtündüğüm adamlarda

o şüpheci kokunu arıyorum yapışkan sıcaklığını

tek yön gözlerin, ısrarım geleneksel

 

her şey başlangıcından önce başlar

sızıya dönüşür insan zamanla

bu kazadan sağ çıkacak gücüm yok

ayrılığın kumaşında lekedir umut

her kadın küllerinden doğabilir

ne var ki bunda

uyandıkça devam eder bazı rüyalar

 

madem ölü bir kuşum avuçlarında

uçuşu da hatırlama artık sevgilim

 

bu dizeyi yazmalıyım dedim kendime

son şiirde güzel durabilir

mutfak olasılık sadece, saçlarım yağlı

tanrım ne kadar mutsuz nasıl da hünerliyim

ellerim dalgın, kafam karışık, olsun

herhangi bir şiirde ben de güzel durabilirim