Devrim Horlu


Allahı İşitmemiş ama Peygamber

 

Sen beyaz bir kadınsın
Uzaktaki

Attilâ İlhan

orada uyuyor, balıkları var göğsünün

herkese yenilmiş, pay edilmiş olarak

allahı işitmemiş ama peygamber, uyuyor

 

onunla ben ağaç kemirirken görüyorum kalbimi

taranmış bir şey olarak, ciddi ve beyaz

şehre inen kurtlar orada uyuyan

bir çeşit hayvan terbiyecisi gibi ama uyuyan

sığmaya yeniden, inatla inanan kalbimi

eğilmiş bir şey olarak görüyorum

her şeyi elleriyle sıkmamalı insan

 

yükselip bırakmam gerek kendimi

tam üstüne, kanımın bittiği ve

ona yürüyerek devam edeceğim gerçeği

vuruyor ama vurulmak yalan

yükseklik ve bırakmak bile üstelik

ona yakın, ondan yana, onunla ama yalnız

uyuyor, düzeltilmiş hesap ya da ödenmiş

 

kırılmadım desem, o inansa, kırılmasam

yanlış yazılmış bir ilandan onu

ama görmesem, yanıma gelse, el uzatsa

yakından, daha yakından, fazla beyaz

benden biraz küçük olsa

ben de ondan biraz küçük olsam

bulsak bunun bir yolunu, yürüsek

yakışmak diye başlasak hep, fazla beyaz

 

uyuyor orada, yüzgeçleriyle ve suyuyla

bir bana yetmeyerek, bu kusurla

memesinin altında bir semender, uyuyor

 

ondan dönmüş olmakla suçluyorum kendimi

evsizken üstelik, yalınayak ve korkak

kapıya dayanmayan biri, öyle uyuyan

bir tür geyik sürüsü sanki ama uyuyan

her şeyi tanımlayıp, ha bire anlatan yüzünü

fışkırmış bir şey gibi öpüyorum

her şeye yakından bakmamalı insan

 

iyileşmeliyim, birinde böyle bir şeyim belki

kıvranıp duran hayvanındayım birinin

inatla beyaz, sürekli yanıltan birinin

uyuyor ama uyanmak yalan

iyileşmek ve sağalmak bile üstelik

onun için, ona rağmen, onda ama yalnız

uyuyor, temizlenmiş kan ya da kurban

 

ben aynı kaldım, utandım hem de bundan

sıra numarasıyla belki ona

ama birdenbire, ben gülsem, sarılsa

içinden, en içinden ve beyaz

benden biraz güzel olsa

ben de ondan biraz güzel olsam

bilsek bunun olurunu, sevişsek

kavuşmak diye anlasak hep, fazla beyaz