Hale Koray


Beşinci Mevsim

 

bir inatçı alacakaranlıktır
sızdı içimize
suya dokunsak akmıyor
güle eğilsek kokmuyor

kanaviçelenmiş fakat
dört mevsimin
kışa en yakın yerinde
beş mevsimli mi acaba
vaz geçemediğimiz
hayasız hayat.

beşinci mevsimde biz yokuz,
sular çekilmiş kaynağa,
ben yokum
hatta belki sen de
olsam bile, olsan bile
bu günlerde
hiçbir şey, hiçbişeye uymuyor
hayat acıyla sınamaya doymuyor

nerelere atsam şu beni
kurtulsam kendimden.
bulsam bir volkan ağzı,
atlasam içine
kavrulsa bedenim değince
kutsal ateşe
Promete’nin
tanrılardan çaldığı
vaz mı geçsek acaba?
‘dönülmez akşamın seherinden’
Ve dalsak o serin
sonu olmayan
kış uykusuna

bakarsın vardır geliş
yeniden ve yine yeniden
bakarsın sonun baharı
baharın sonu değildir
yeni ve başka bir sabahın
fersiz gözleri
değebilir bir güvercine
usulca yine
uzağı yakına iliştiren sonsuzluk
borcun var bize.