Ozan R. Kartal


Olaylar Olaylar – Türk Şiyiri Haftalık Raporu’na Kısa Bir Şerh

 

Tarihin büyük fenomeni, şimdinin ise bir alt kültürü: Güncel Türk Şiiri. Yüzlerce şairin, onlarca yayının kolektif bir külliyatı. Kanonlara, türlere, coğrafyalara ayrılsa da seslerin büyük oranla aynı frekansta çıktığı, her şeyden öte ise aynı dertten muzdaripliğin sıkça görüldüğü bu küçük kum havuzu…

2000’lerin başlarıyla dijitalliğe geçildiğinden beri önce mail grupları, ardından uzun süren bir Facebook süreci. Son adres ise Twitter. Duyuruların, bildirilerin, haberlerin ilk duyulduğu, en çok yayıldığı platform. Elbette her şey gibi bu platformun da iyi ve kötü yanları mevcut. İyi yanlarından en önemlisi bugün ele alacağımız konu: Şairin sivil hayatı.

İkibinler ile birlikte değişiminin pratikte de görülebileceği Türkiye Şiiri, öncesinde de yer yer denenen kutsallıktan kurtulma amacına büyük ölçüde ulaştı. Edebiyatın sivilleştiğini savunan Birinci Yeni’nin halefi olduğu düşünülen İkinci Yeni’de şiir, Birinci Yeni’ye nazaran daha kutsaldı. Bu tezatın, İkinci Yeni ürünlerindeki başarı ve okur tarafından bilinirliği ile birleşmesiyle birlikte tezatlığı unutuldu. İkinci Yeni, Türk Şiiri için İstanbul’u koruduğu inanılan tılsımlara dönüştü. Bu yedi ruh, 2000’lere kadar bir aile büyüğü gibi Türk Şiiri’nin başında dikildi ve Güncel Şiir haliyle bacak bacak üstüne dahi atamadı. 2000’ler ile birlikte imkanların artmasıyla bu kült yavaş yavaş çatırdamaya, Şiir sivilleşmeye başladı. Ayrılmaların, birleşmelerin ve Gezi’nin içinde bulunduğu birçok kırılma noktasıyla da hırpalana hırpalana günümüze kadar geldi.

 

2021 itibarıyla şairin o kutsal olmayan hayatının tezahürleri Twitter’da tek bir başlık altında toplanmaya başladı. Sivilliğe dair bütün adımlar teker teker not alındı. Türk Şiyiri Haftalık Raporu 20 Şubat 2021’de başlayan yayın hayatına, şairlerin günlük hayatından doneler paylaşarak devam etti. İlk haftalarda kısa kısa yayınlanan raporlar, sonrasında uzayarak devam etti. Bu Rapor’un en büyük motivasyonlarından biri, ilk haftalarda yayınlanan isimlerden Oğulcan Kütük’ün, okuyanları derinden etkileyen şiirleri bir kenarda tutularak 28 Şubat – 6 Mart haftasında kazağının hem ön-arka hem de iç-dış olarak ters giyip çarşıya çıkmasıydı. Örneğin “odalara giriyorum nefes veriyorum, üç iki bir / bilindik bir ritimle tekrar dönüyor dünya” diyen Oğulcan, bize şairin kazağını ters giyip dışarıya çıkabilen biri olduğunu çok net göstermişti. Yahut “kil maskesine yüklenen anlam / kendini evyede kurumuş bulacak / birileri beni / konuya girerken yakalayacak” diyen Sena Türkmen’in Lateral Epikondilit hastalığına sahip olduğunu önce kendi Twitter hesabından öğrenmiş, sonra da Rapor ile şiyir severlere duyurmuştuk. Bir blog mantığının haricinde yeni kitaplara, yeni yayınlara, yeni projelere de yer verilen Rapor, yoğun Twitter kullanımı göz önünde bulundurulduğunda toplumun okuyan okumayan her kesimi ile şiir hakkında haftalık olarak yoğun bir şekilde bilgi ve bilgi grupları paylaştı. Kaybedilen kargo sebebiyle kargo şirketlerine duyulan sitemlerle, pozitif çıkan covid-19 testi sonuçlarıyla, “Rıdvan Gecü mü Ozan Can Türkmen mi daha zengin?” gibi soruların cevaplarıyla Rapor,  günümüze dek geldi.

 

İthaki Yayınları’ndan Taştaki Dikiş İzi isimli şiir kitabı yayınlanan Devrim Horlu 4 Nisan – 11 Nisan haftasında böbrek taşı düşürdü. Yahut yine aynı hafta Petek Sinem Dulun ile Murat Üstübal’ın Konya’dan Ankara’ya taşınmasıyla Vasfettin Yağız’ın Konya’da tek kalması, Yağız’ın sonraki zamanlarda yayınlanan şiirlerinde, kendisini de biraz tanımak ile birlikte gözle görülür şeylere yol açıp açmayacağını sezmemize yardımcı oldu belki de. Ecinniler Dergi’nin 10. Sayısında yayınlanan “Göstergenin Değişmezliği” şiirinde “içindeki sesleri son grevde tüketti / yitiminden beri bu sesi / kırık kendiliğinden dil kökü / hep ses-te kalmalıydı. sesle hep.” diyen Yağız’ın bu dizeleri yazma sebebi belki de buydu. Kim bilir.

Keza Çün Dergi’nin Osman Konuk’lu, Ergun Tavlan’lı, Ozan Can Türkmen’li, Medine Sarıtaş’lı, Mustafa Torun’lu, Ali Yoksuz’lu, Tan Babür’lü ve Merve Yakut’lu son sayısı epey gecikince birden açılan Çün Bugün De Çıkmadı isimli Twitter hesabı neredeyse her gün derginin geç çıkmasıyla alakalı tweetler atmıştı. Bu süreç de anbean Rapor’da yer aldı. Bu sene birçok kişinin ilk şiirleri yayınlandı, birçok ilk kitap piyasaya çıktı. Örneğin Şermin Kara’nın ilk şiiri, Tuba Bozkurt’un ilk kitabı “Kontrollü Patlama” 26 Nisan – 2 Mayıs haftasında yayınlandı. Ve yine bu hafta içinde az önce bahsettiğim Çün Dergi yayınlandı. Sonraki hafta ise tüm dünyada bir akım haline gelen #20liYaşlarChallenge’a birçok şair katıldı. Öncesinde edebiyat tarihçileri ya da araştırmacılar olmasa pek de ele geçmeyecek fotoğraflar, işte bu dijital imkanlarla bizzat şairlerin kendisi tarafından paylaşıldı. Umay Umay’ın ve Osman Erkan’ın 20’li yaşlarındaki bu fotoğrafları diğerleri arasından en dikkat çekenler olmuştu. Rapor’un en büyük başarılarından birisi ise bütün şartlar yerinde olsa aslında edebiyat dünyasına muazzam katkıları olacak şeylerin nedense görmezden gelinmesini bir nebze de olsa kırması oldu. Örneğin Fatma Yeşil, şiiri Çince’ye çevrilen nadir şairlerden birisi. Edebiyat tarihimiz boyunca bu başarıya, bu bilinmeye mazhar olan çok az sayıda isim var. Üstelik Fatma Yeşil’in şiirinin Çince’ye çevrilmesi bununla da kalmamıştı. Fatma Yeşil ta Çin’den en yetenekli genç şair ödülü de almıştı. Bu haber ve materyaller de o hafta gözden kaçmadı. İşte bu gibi özellikleri sebebiyle Rapor yalnızca mizahi veya sivil bir amaç değil görünmeyeni nispeten de olsa okurun önüne sermek gibi bir amacı da üstlendi.

Haziran ortalarında Buzdokuz Dergi yazarlardan kendilerini tanıtmaları için kısa videolar talep etti. Pek çok kısa video görülürken Mustafa Torun’un vlog tadındaki Hollanda videosu epey dikkat çekti. 2021 yılı Mustafa Torun için epey üretken geçmişti. Bunların yansımaları da Rapor’da sıkça görüldü.

2021 İran edebiyatında çeviri kategorisi için de epey zengin bir yıl oldu. Rapor’da da sıkça görüldüğü üzere çevirmen ve şair Mojtaba Nahani, içlerinde Meryem Coşkunca, Naile Dire ve Nilay Özer’in de bulunduğu birçok şairin şiirlerini Farsçaya kazandırdı.

 

9 – 16 Haziran haftasında Nur Alan, Kuzguncuk’taki evinde A. Gülfem Özer, Ozan R. Kartal, Azimet Avcu, Ozan Can Türkmen, Betül Aydın ve Ali Yoksuz’u ağırladı. Güzel ve geniş bir bahçeye sahip olan evde önce tanışmalar ardından da koyu bir sohbet başladı. Sohbet devam ederken havanın kararmasıyla sofra kuruldu. Menü epey zengindi. Betül Aydın’ın kendi yapıp getirdiği minik börekler epey lezzetli ve uzun yola rağmen hala sıcaktı. Diğer detaylara etik kaygılardan dolayı girilmeyecek olsa da salata epey akılda kalıcıydı. Çeri domates, top peynir, yeşillik ve elmadan oluşan salata, kocaman bir kapta olmasına rağmen tamamıyla bitmişti. 4 Temmuz ile sonlanan haftanın raporunda yayınlanan Sude Öztürk’ün, annesinin 8 içli köfte hazırladığı sürede 1 içli köfte hazırlaması, Osman Konuk’un kendisine Cappy ve Topkek alması, Levent Karataş’ın kaliteli şarap içmesi ve Alptuğ Topaktaş’ın Ahmet Balcı ve Zeynep Arkan’a yemek ısmarlaması haberleri de Rapor’un Şiir – Gastronomi ilişkisine de önemli derecede değindiğini bizlere gösterdi.

Ardındaki hafta yayınlanan bir haber çok enteresan bir arkaplana sahipti. Ali Ayçil’in Dergah Dergisi’nde yayınlanan bir şiir üzerine yaptığı paylaşım şiyir dünyasında epey tepkiye yol açtı. Merve Okutan isimli bir öğrencinin yazdığı takdire şayan şiir, birkaç kişi tarafından gereksiz şekilde eleştirildi. Bu eleştiri sahiplerinden biri de yakın haftalarda Natama Yayınları’ndan “Taşın Fazlalığı Yoktur” isimli ilk kitabı çıkan Mehmet İşten’di (d.1966). Ozan R. Kartal (d.1999) ile tweet üzerinden süren tartışma önce direkt mesaja, ardından da telefon konuşmasına evrildi. Ertesi gün yüz yüze görüşmek üzere sözleşen şairler geceyi öfkeyle sonlandırdı. Görüşme günü gelince iki şair de buluşma yeri olan Karaköy’e vardı. Uykunun bir tesiri olsa gerek, önceki günün gerginliğinden eser kalmamış, hayat hikayeleri anlatılmaya başlamıştı. Örtüşmeyen jenerasyonlara rağmen şairler kendi aralarında birçok ortak nokta buldu. Birbirlerine poetikalarından bahsetti. Ardından orada bulunan balıkçılardan rica ederek sırasıyla balık tuttular. Mehmet İşten’in Ozan R. Kartal’dan daha fazla balık tutması o akşamın en dikkat çeken olaylarından biri olmuştu.

 

2021 de en az diğer yıllar gibi şiyir dünyasında gürültünün, kavganın, kaosun hakim olduğu bir yıldı. Fakat neredeyse bütün kavgaların ortak yani mantıklı bir altyapılarının bulunmamasıydı. Örneğin bu kavgalardan biri, bir şairin bir editöre yolladığı, -yayınlanacağından emin olunsa gerek- arka kapağı için bilindik bir şaire yazı bile yazdırılan şiir dosyasının reddedilmesinin ardından, şairin editöre gereksiz bir kin beslemesi ve dostlarını da o editör için gaza getirmesiyle alakalıydı. Özel hayatın gizliliği kapsamında maalesef bu kavganın taraflarına ait isim bilgisi paylaşamasak da kavga kapsamında epey yaratıcı küfür ve küfür tamlamalarının kullanıldığını söyleyebiliriz.

 

Senenin, özellikle de süreli bir şekilde devam etmesi sebebiyle, en dikkat çeken olaylarından biri de Emre Söylemez ve Yusuf Koşal’ın Eyüpsultan’da keşfettikleri bir mekanda birçok şairi ağırlaması oldu. Bu şairler arasında Utku’can Yazıcı, Hüsameddin Bayraklı, Azimet Avcu, Musa Y. Günerigök, Rıdvan Ardıç, Yusuf Araf, Ahmet B. Tamu, Yusuf Çelik, Zeynep Arkan gibi isimler vardı. Bu ağırlamalar, zamanlar klasikleşen ritüelleriyle dikkat çekti.  Şu an hala aktif bir şekilde bize güncel şiyirden haberler veren Rapor’un -dilerseniz- bir de sayısal kazanımlarına bakalım.

 

Yalnızca ilk haftasında toplamda 13.403 görüntülenmeye sahip olan Rapor, sonraki haftasında da yalnızca iki tweet ile 6.686 kez görüntülendi. 24.225 görüntülenmeye sahip Mart ayını 76.102 görüntülenme ile Nisan ayı takip etti. Mayıs ayının 47.644 kez görüntülenmesiyle birlikte ufak tefek aksaklıklar sebebiyle Rapor biraz düzensizleşmeye başladı. Haziran ve Temmuz aylarının toplamında 50.206 görüntülenmeye ulaşıldı. Ağustos ayı 19.440 görüntülenme, Rapor’un tekrar düzenli hale gelmesinin ilk adımı olan Eylül ayı ise 11.827 görüntülenme aldı. Ekim ayı 19.293 görüntülenme ile sonlandı ve Kasım ayında artık eski düzenli hale geçildi. Bu yazının son tashihlerinin yapıldığı Kasım ayı ise henüz iki haftası geride bırakılmasına rağmen 17.676 kez görüntülendi.

 

Toplamda 226.562 kez görüntülenen Türk Şiyiri Haftalık Raporu gün geçtikçe daha fazla izlenmeye, daha fazla takip edilmeye ve güncel Türkçe Şiirin nabzını yoklamaya, şairlerin, okurların, yayıncıların ve eleştirmenlerin geniş yelpazeye sahip ürünleri, sivil faaliyetleri ve en önemlisi de birbirinden güzel hayatlarıyla devam ediyor.

Sevgilerimle.

R.