Barış Yıldırım


Son Savaşçı

 

Hayatta değil savaştayız
başka anlamı yok bu yorgunluğun
biz yaşadığımızı sanıyoruz ya
aslında ölüyoruz ağır ağır
bir şeylere anlam vererek
kalır diye belki bizden sonraya
bedenimiz kanlı bir muharebe
pervazdaki çiçekler gizliyor bunu

Hayatta değil savaştayız
vücudumuzda ok yaraları
keskin nişancılar her yerde
sürünmeye bile mecalimiz yok
kalabalığa karıştığımız her an
yere yığılıyoruz oracıkta
ağzımızda köpük
kurşun, kükürt, siyanür
kitaplar, kahveler gizliyor bunu

Hayatta değil savaştayız
bu yüzden bu kadar zor uyumak
bu yüzden uyanmak bir işkence
rüya görmek, öğle güneşi altında bir sedirde
çalışmak, kitap okumak, bir şeyler öğrenmek
şarap, tarçın, tezvirat hepsi ölümü gizleyen birer maske
kediler ve aşk gizliyor bunu içtiğimiz ilaçlar gizliyor

Hayatta değil savaştayız
yoksa her şey niçin bu kadar zor
neden üstümüze üstümüze her şey
ve uzun, bitmek bilmeyen
dilimizde raptiyeden bir günaydın
yalan söyleyerek durmadan
yaşıyormuşuz gibi bir labirent
bulvarlarda yokuz metrolarda silik
bir kent gibi varlığımız
sadece gölgeyiz belki
sadece gölge olsak da iyi
belki de yaşayan ölüleriz gizli
kendi cenazemiz gizliyor bunu

Hayatta değil savaştayız
o yüzden bu atom bombası dağınıklığı
o yüzden bu mayın yalnızlığı
atlayalım atımıza beyler, gidelim
çünkü ölüm bizi yendi
yaşadığımız belki gizliyor bunu
içtiğimiz rakı gizliyor
ama şimdilik hayat bitti