İsmail Haydar Aksoy


SORULAR VE CEVAPLAR

Zeynep’e…
Biz niye
anlatıyoruz ki birbirimize
eski acılarımızı?
– Belki de
aynı acıların gergefinde dokunmuş
farklı desenli kumaşlar
olduğumuzu göstermek için…
Biz niye
gösteriyoruz ki birbirimize
kan kaybından ölmüş yaralarımızı?
– Belki de
acı tedavisi laboratuvarlarımızda
karşılıklı yapabileceğimiz için
yaralarımızın merhemini…
Peki, niye ikimiz?
– Belki de
saatlerce göz göze bakışıp
öpüşmek için…
Uzun öpüşlerde bulacağımız için
belki de
kısa bir teselliyi…
(6 Nisan 2021 / Kopenhag)

 

DENİZE DOĞRU ÇAĞILDAYIŞ ÖZLEMİ

Yine, Zeynep için…
Yüzde altmışı su imiş
yetişkin bir insan bedeninin.
Senin bedenindeki sular
Dersim’in dört yanındaki
dağların eriyen karlarından mı?
Benim bedenimdeki sular
karların suları
Toros’lardan, Nurhak’lardan, Ağrı’lardan…
Şimdi sen oradasın.
Bir zamanlar akan bir ırmaktın.
Şimdi daha çok bir göl gibisin.
Durgun ve dingin…
Şimdi ben buradayım.
Bir zamanlar akan bir ırmaktım ben de.
Ben de daha çok bir göl gibiyim şimdilerde.
Durgun ve dingin…
Şarkıda dendiği gibi yani:
“Dalgalandım da duruldum” misali.
Şimdi ben burada
yeniden bir ırmak olup
akmak istiyorum sana doğru…
Şimdi ben burada
yanına varıp,
sularını sularıma katıp,
seninle birlikte çağıldayarak
ulaşmak istiyorum denize.
Sonra birlikte
dip dalgalarla ilerleyerek
dolaşmak istiyorum seninle
dünyanın bütün okyanuslarında.
Bir şairin de şarkılarda aradığı şey gibi
“Aktıkça büyüyen sulardı benim şarkılarda aradığım” da…
Benimle akar mısın?
Aktıkça büyür müsün benimle?
Bir şarkı olur muyuz seninle?
(12 Nisan 2021 / Kopenhag)