Aynur Türk


Su Yeşili        

 

Masada kurtlanmış yemek
Giyilmeyi unutulmuş kazak
Kilitlenememiş kapı
Aceleyle inilen merdiven
İçeride unutulmuş çocuk

Neredesin

Açacağın avucun
Konuşacağın insanlar
Yürüyeceğin sokaklar
Su yeşili montun
Siyaha dönen ellerin

Sadece
Büyütmek istemiştin

Üstünde sana ait olmayan kazak
Kapıya sıkıştırılmış elin
Acıyla merdivenlerden inişin

Koşuyorsun

Durdurun

Elimi uzattım su yeşiline

Kavşakta
Kaç yaşındasın

Üstünde sana ait olmayan eteğin
Saçını sokak tarıyor
Pervaneler evi soğutmuyor

Sıcak

boynundaki kolyenin boncukları asfalta
renkleri gözlerimi kamaştırıyor

dokunulamaz giysin
ağacın arkasına saklanmış
Seyrediyorlar

Durduruyorsun

Elinde topladığın boncuklar su yeşili
Askıda ekmeğe uzanıyorsun
Vicdandan kopanları veriyorum

Neredesin

Ne yaptınız da
Geç kaldınız

Beyaz renk beynini
Parlak ışık kelimelerini yakıyor
Anlamadığın kelimeler su yeşili

Ahh!

Çok korktuk
Masada birkaç kurtçuk
Bacaktan kopan et
Ocakta unutulmuş yemek

Şalter indi
Yandı
Yaktılar sandılar
Sandı içindeler

Oysa
Ünleme ne gerek vardı
Virgül nereye konacaktı.